YANMA

 

Yanıcı maddenin yeterli oksijen ve ısı altında belirli oranlarda birleşmesi sonucu meydana gelen kimyasal bir reaksiyondur. Yanma olayının gerçekleşebilmesi için üç unsurun belirli oranlarda bir araya gelmesi gerekir.

                     

Yanma olayının gerçekleşebilmesi için gerekli olan bu üç şarta genel olarak "YANGIN ÜÇGENİ" adı verilir.

 

          

YANGIN ÜÇGENİ

           Yanma yok                 Yanma yok                Yanma yok                    Yanma var

 

Yangın Üçgeninde belirtilen ISI, OKSİJEN ve YANICI MADDE den herhangi birinin olmaması durumunda yanma olayı gerçekleşmez.

Yanmanın başlaması için gerekli olan şartlardan biri olan ısı birçok kaynaktan meydana gelir.

 

OKSİJEN (O2):

Temiz bir ortamdaki havada % 20,9 oranında oksijen (O2) vardır. Yanma olayının gerçekleşmesi için bu oranın %16'nın altına düşmemesi gerekir. Oksijen oranının %16'nın altına düşmesiyle yanma reaksiyonu yavaş yavaş sönmeye başlar. Oksijen oranının %14'ün altına düşmesi halinde yanma reaksiyonu olmaz. Bazı maddeler yanma için gerekli olan oksijeni bünyelerinde bulundururlar. Örneğin; potasyum, permanganat, par klorik asit, metil, etil, peroksit vs.

Oksijen 51 bar basınç altında ve -119  °C' de sıvılaşır.

Havadaki mevcut gazlar;

% 78.1 Azot.

% 20.9 Oksijen.

% 0.93 Argon.

% 0.03 Karbondioksit ve diğer gazlar (Neon, Ksenon, Helyum, Kripton) ortamda bulunan havayı oluştururlar.

 

ISI:

Maddeyi oluşturan atom veya moleküllerin yüksek düzeydeki titreşimlerinden doğan bir enerji türü olup; aynı zamanda sıcaklığın bir fonksiyonudur. Bütün maddeler belirli bir ısıya sahiptirler, çünkü moleküller sürekli hareket etmektedirler. Bir madde ısıtıldığı zaman moleküllerin hızı artar ve dolayısıyla ısıda da bir artış olur. Bir maddenin moleküllerini hızlandıran herhangi bir şey o madde içerisinde ısı üretir. Bu olay ise maddenin moleküllerinin oksijen ile birleşmesine olanak verir. Bu olayın adı yanmadır.

 

Bir alevde üç kısım bulunur;

Dış Kısım; Parlaktır ısı yüksek derecededir ve yanma tamdır.

Orta Kısım; Yanma tam değildir, zira oksijenle temas olanağı daha azdır. Isı derecesi de azdır.

Çekirdek Kısım; Bu bölgede yanma yoktur, yanıcı bu­har veya gazların yanmak için sıra beklediği bölge de denebilir. İç ve orta kısımdan hava akımı dolayısıyla bir takım yanmamış maddeler de çıkar ki bunlar duman ve kurumdur.

 

ISI KAYNAKLARI

Bir maddenin yanmaya başlaması için yeterli miktarda ısıya ihtiyaç vardır. İhtiyaç duyulan bu ısı bir çok kaynaktan meydana gelmektedir.

Isı kaynakları iki kısımda incelenir.

- DOĞAL ISI KAYNAKLARI.

- SUNİ ISI KAYNAKLARI.

 

DOĞAL ISI KAYNAKLARI   

- Güneş

- Yıldırım

- Volkanlar

 

Güneş: Güneşin elektromanyetik radyasyon şeklinde yaydığı enerjiye güneş ısısı enerjisi denir. Güneş ısısı enerjisi tipik olarak oldukça düzenli bir şekilde yeryüzüne dağılır ve yeryüzüne ulaştığında herhangi bir maddenin alevli şekilde yanmasına neden olacak bir enerjiye sahip değildir. Bununla birlikte güneş enerjisi, büyüteç ve mercek aracılığıyla yanıcı maddeleri ateşleyebilir. Parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu kaplarında güneş ışınlarından uzak tutulması gerekir.

 

Yıldırım: Bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. Yıldırım, zikzaklı bir yol takip ederek kollar halinde aşağı doğru iner. Genellikle şiddetli bir yağmurla birlikte görülür. Yıldırım düştüğü yerdeki yanıcı maddeleri tutuşturarak bir yangını başlatabilir.


 

 

  Volkan: Volkanlar; magmanın, gazların ve diğer malzemelerin fışkırdığı yüzeydeki bacalardır. Şiddetli şekilde patlayan volkanlar,  yaşamı ve çevreyi tehdit edici ürünler üretirler. Volkanların moloz akmaları, depremler, taşkınlar, heyelanlar ve yangınlar gibi diğer doğal tehlikeleri tetiklemesi de olağan ve yaygındır.

 

 

 

 

SUNİ ISI KAYNAKLAR

- Açık Ateşler

- Elektrik

- Aşırı Isı

- Kızgın Yüzeyler

- Kendi Kendine Tutuşma

- Kıvılcım

- Statik Elektrik

- Sürtünme

 

Açık Alevler:

Oksijen kaynağı, mum alevi, kibrit alevi, yanıcı sıvı ve gaz borularından meydana gelen kaçakların tutuşması sonucu ortaya çıkan alevler  vs... yani alevini gördüğümüz ısı kaynaklarıdır.

 

 

 

 

Elektrik:

Elektrik tesisatları, jeneratörler, elektrikli   ısıtıcılar ve elektrikli cihazlar yangını başlatmaya yeterli ısı açığa çıkarabilirler.

 

 

 

 

 

PC ve Notebook'ları soğutalımAşırı Isı:

Isı kontrol sensorlarının görev yapmamaları sonucu ısının gereğinden fazla artmasıdır.

 

 

 

 

 

 

Kızgın Yüzeyler:

Eritme potalarının, buhar borularının, kurutucuların, fırınların, bacaların, vs... dış yüzeyleri kızgın yüzeyler olarak adlandırılır.

 

 

 

 

 

Kendi Kendine Tutuşma:

Maddelerin kendi üzerlerinde depolanan ısı enerjisi dolayısıyla her hangi bir dış etki olmaksızın yanmaya başlaması.

 

Kıvılcım:

Mekanik aletlerden, duman bacalarından, egzoz borularından, elektrik kaynağından, metal kesme işlemlerinden vs... oluşan kıvılcımlar.

 

Statik Elektrik: Maddelerin yüzeyleri üzerinde sürtünme sonucu üretilen elektriksel yükten dolayı oluşur. Aşırı yüklenen maddelerin üzerindeki elektriksel yükün herhangi bir sebeple  deşarjı esnasında oluşan kıvılcım yanmayı başlatabilir.

Sürtünme: İki maddenin birbirine sürtünmesiyle açığa çıkan ısı enerjisi yanma olayını başlatabilir.

 

TUTUŞMA:

Tutuşma yanıcı madde ile oksijenin reaksiyona girmeye başlaması olayıdır. Eğer reaksiyon bölgesinde reaksiyonun başlayabilmesi için gerekli ısı bulunmazsa tutuşma olayı gerçekleşmez. Tutuşma olayı başladıktan sonra reaksiyon yanmaya devam ettirecek ısıyı üretemezse yanma sürmez ve sona erer. Yanıcı madde ile oksijenin reaksiyona girdiği en düşük sıcaklığa tutuşma sıcaklığı denir.

 

Tutuşma olayı şu etmenlere bağlıdır.

1- Maddenin Cinsine: Maddenin kimyasal yapısı saflık derecesi

2- Maddenin Özelliklerine: Tutuşma sıcaklığı, alt ve üst alevlenme ve patlama sınırları, yanma noktası, ısıtıldığı zaman buhar çıkarabilme yeteneği

3- Maddenin Durumu: Maddenin hali (katı, sıvı, veya gaz), spesifik yüzeyi, nem oranı, basınç, hararet

4- Oksijenle Karışımı: Oksijenle konsantrasyonu ve reaksiyon çiftlerinin karışımı

5- Tutuşma Kaynağının Cinsine ve Tesir Süresine:

 

YANICI MADDE:

Belirli şartlar oluşturulduğunda doğada bulunan hemen, hemen bütün maddeler yanabilir.  Ancak bu şartların hepsini hazırlamak her zaman mümkün değildir. (Yüksek ısı veya saf oksijen gibi.)Biz yanıcı madde sözünden ısı karşısında yanıcı buhar veya gaz çıkarabilen yada kolaylıkla korlaşabilen mad­deleri anlıyoruz. Bu anlamda yanıcı maddelerin büyük çoğunluğunun birleşiminde (C) Karbon, (H) Hidrojen, (O) Oksijen, (S) Kükürt, (F) Fosfor gibi elementler bulunmakta, ısı ile temaslarında çeşitli bileşikler halinde gaz ortaya çıkartmaktadırlar. Bu gazlar buhar halindedirler.
Maddeler bilindiği gibi tabiatta üç halde bulunurlar. Yanıcı maddelerde tabiatta bulunan maddeler olduğundan üç halleri ile vardırlar.

 

Bunlar;

Katı yanıcı maddeler:

Belirli bir kütleleri olup ısı etkisi ile yanıcı gaz ve buhar çıkartan maddelerdir. Odun ve kömür gibi katı yanıcı maddeler kor şeklinde (içten içe yanma) yanarlar

Parafin, mum ve katı yağlar önce eriyerek sıvı hale geçerler, daha sonra buharlaşarak yanarlar

Naftalin gibi maddeler direk buhar haline geçerek yanarlar.

Sıvı haldeki yanıcı maddeler:

Sıvı yanıcı maddeler genelde buharlaştıktan sonra yanarlar. Bunların pek çoğu normal havada buharlaşırlar, bu gruptaki yanıcılar, katı yanıcı maddelere göre daha kolay ve hızlı yanarlar. Sıvı yanıcı maddelerin çoğunluğunun buharı (Ben­zin, mazot, tiner vs.) havadan ağırdır.

Gaz haldeki yanıcı maddeler:

Diğer yanıcı maddelere oranla daha kolay ve daha hızlı yanarlar. Oksijenle temasa Getiril-meleri çok küçük kütleler halinde olmalıdır. Aksi halde yanmaları patlama şeklinde ola­caktır. Gaz halindeki yanıcı maddeler çoğu zaman çeşitli gazların karışımından meydana gelmektedir. (Örneğin; Hava gazı) Bundan dolayıdır ki zehirleme özellikleri de bulunabilmektedir.

 

YANMANIN ÇEŞİTLERİ:

Yanma olayı şu dört şekilde meydana gelir.

a) Yavaş Yanma,

b) Hızlı Yanma,

c) Parlama-Patlama şeklinde yanma,

d) Kendi Kendine Yanma,

 

YAVAŞ YANMA:

Yavaş yanma şu durumlarda meydana gelir:

- Yanıcı maddenin yapısı itibariyle, yanıcı buhar veya gaz meydana getiremediği durumda,

- Ortamda yeterli ısının olmaması durumunda,

- Ortamda yeterli oksijen olmaması durumunda yavaş yanma meydana gelmektedir.

 

Örneğin:

Demir (F), Bakır (Cu) gibi metallerin havadaki oksijen ve hava ısısı ile oksitlenmesi olayında olduğu gibi, yanıcı madde buhar veya gaz çıkarmamakta dolayısıyla demir oksit (Fe 0) ve Bakıroksit (Cu O) oluşmaktadır.

Sodyum (Na) alkali metali de çabuk okside olan bir elemandır.

Canlıların hücre solunumu olayı da bir nevi yavaş yanma olayıdır.

 

 

HIZLI YANMA:

Yanmanın bütün belirtileri ile meydana geldiği bir olaydır. Yanmanın belirtileri: Alev, ısı, ışık ve korlaşmadır. Bazı maddeler, katı halden önce sıvı hale daha sonrada buhar veya gaz haline geçerek yanarlar (Örneğin: Parafin, mum gibi). Bazıları ise, doğrudan yanabilen buhar açığa çıkarırlar (Örneğin: Naftalin). Yine bazı maddeler doğrudan doğruya yanabilen gazlar çıkarırlar (Örneğin: Odun, kömür gibi).

 Yanma olayının gerçekleşebilmesi için ısı etkisi ile meydana gelen bu yanıcı buhar veya gazların oksijenle birleşmeleri gerekmektedir.

Yine bazı maddeler buharlaşmadığı için yanıcı gaz da çıkarmamaktadır. Bu gibi maddelerin yanması korlaşma halinde olmakta, alevlenme olmamaktadır. (Örneğin: Gazı alınmış kok ve odun kömürleri, sigaranın yanışı gibi).

 

PARLAMA- PATLAMA ŞEKLİNDE YANMA:

Patlama kısa sürede yüksek ısı enerjisi meydana getirebilen ve çok hızlı gerçekleşen yanmadır.

Meydana gelen ısıdan dolayı önceden var olan veya reaksiyonla oluşan gaz halindeki maddeler hızla genleşir ve basınç dalgaları oluşturur. Bu olay kapalı alanlarda çok şiddetli gerçekleşir.

 

Farklı reaksiyon hızlarına göre 3 kısma ayrılır:

A- PARLAMA

B- PATLAMA

C- DETANASYON

 

A- PARLAMA

Patlama sınırına yakın karışımlarda görülür. Hafif bir alev dili ve hafif bir ses oluşur. Basınç artışı bir bardır.

Örneğin: Benzin veya tiner buharlarının ısı ile karşılaşması

 

B- PATLAMA

Yanma olayının belirli koşullarda çok kısa bir sürede ani olarak meydana gelmesidir. Patlama uygun karışımın olması ile gerçekleşir.

Karışım ısı ile karşılaştığı zaman patlama, sert ve uzun mesafeli alev dili şeklinde ve şiddetli bir ses ile gerçekleşir. Bu sırada 7 ile 10 bar basınç oluşur.

Örneğin: LPG gazının hava ile uygun karışımında (%2-10) ısı ile karşılaştığında patlama meydana gelir.

 

C- İNFİLAK (DETANASYON)

Saf oksijen ve karbondioksitten oluşmuş önceden sıkıştırılmış karışım şeklindeki patlayıcı maddelerde meydana gelir.

Örneğin: TNT ve Dinamit

Basınç artışı 200.000 bar'dır. (çok şiddetli patlama).

 

KENDİ KENDİNE YANMA:

Yavaş yanmanın zamanla hızlı yanmaya dönüşmesidir. Özellikle bitkisel kökenli yağlı maddeler normal hava ısısı ve oksijeni içinde kolaylıkla oksitlenmekte bu oksitlenme sırasında ise gittikçe artan bir ısı çıkmaktadır. Zamanla doğru orantılı olarak artan bu ısı, bir süre sonra alevlenmeye yetecek dereceyi bularak maddenin kendiliğinden tutuşmasına neden olmaktadır. Örneğin: Bezir yağına bulaştırılmış bir bez parçası yukarıda açıklandığı şekilde bir süre sonra alev alarak yanmaya başlayabilmektedir.

 

 

YANGIN:

Yararlanmak amacıyla yakılan ateş dışında oluşan ve kontrol edilemeyen yanma olayına ‘’YANGIN’’ denir.

 

 

 

YANGINLARIN NEDENLERİ:

- Korunma Önlemlerinin Alınmaması

- Bilgisizlik

- İhmal

- Kazalar

- Sıçrama

- Sabotaj

- Doğa olayları

 

Korunma Önlemlerinin Alınmaması: En önemli yangın çıkış nedenidir. Yangın, elektrik kontağı, ısıtma sistemleri, LPG tüpleri, parlayıcı patlayıcı maddelerin yeterince korunmaya alınmamasından doğmaktadır. Elektrik enerjisi aksamının teknik koşullara göre yapılması, LPG tüplerinin doğru kullanılması, bacaların temizlenmesi ve parlayıcı patlayıcı maddeler için gerekli önlemlerin alınması halinde yangın afetinde büyük ölçüde azalma olacaktır.

Bilgisizlik: Yangına karşı önlemlerin nasıl alınacağını bilmek gerekir.

Elektrikli aletlerin doğru kullanımını bilmemek, soba ve kalorifer sistemlerini yanlış yerleştirmek, tavan arasına ve çatıya kolay tutuşabilecek eşyalar koymak, vs. yangına davetiye çıkarır.

İhmal: Yangın konusunda bilgi sahibi olmak yetmez. Söndürülmeden atılan bir kibrit veya sigara izmariti, kapatmayı unuttuğumuz LPG tüpü, ateşi söndürülmemiş ocak, fişi prizde unutulan her ütü, vs büyük yangınlara neden olabilir.

Kazalar: İstem dışı meydana gelen olaylardır. Bu kazaların bazıları yangına neden olabilir. Yangın konusunda yeterli bilgiye sahip olmak bu tür olaylarda nasıl hareket etmemize yardımcı olur.

Sıçrama: Kontrol altındaki bir ateşin, ihmal veya bilgisizlik sonucu yayılarak veya parlayıp-patlayarak sıçraması her zaman mümkündür ve buda büyük yangınların meydana gelmesine neden olur.

Sabotaj: Bir tesisin tamamen veya geçici bir süre için faaliyet dışı kalmasını sağlamak amacıyla tahribine yönelik saldırgan ve yıkıcı faaliyetlerdir. Farklı amaç ve düşüncelerle kasıtlı olarak yangın çıkartılabilir bu konuda da gerekli önlemlerin alınması gerekir.

 

Doğal olaylar:

  Yıldırım:

- Yıldırımlar yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı bir maddeye rastladıklarında yangına sebep olabilmektedirler.

- Bazı orman yangınları Yıldırımlardan kaynaklanmaktadır.

  Güneş:

- Parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu kapları ısıtarak yangına neden olabilir.

- Güneş ışığını toplayan camların bir noktayı ısıtmasıyla yangına neden olabilirler.

  Volkan: Şiddetli şekilde patlayan volkanlar, yaşamı ve çevreyi tehdit edici ürünler üretirler. Volkanların moloz akmaları, depremler, taşkınlar, heyelanlar ve yangınlar gibi diğer doğal tehlikeleri de tetikler.

 

                                                        YANGIN SINIFLARI

Yangın Sınıfı

Açıklaması

Katı madde yangınları  (tahta, kağıt, pamuk, kumaş vs.)

Sıvı (akaryakıt) yangınları (Benzin, benzol, yağlar, yağlı boyalar, katran vs.)

Gaz yangınları (Metan, propan, LPG, asetilen, havagazı, hidrojen vb.)

 Hafif metal  yangınları  (sodyum, potasyum, titanyum, magnezyum, kalsiyum, alüminyum gibi.)

Elektrik Yangınları

 

A Sınıfı Yangınlar: (Katı Madde Yangınları)

Basit katı yanıcı maddelerin oluşturduğu yangınlardır. (Mesela; odun, kömür, ot, kumaş vb.) katı yanıcı maddelerin temel özellikleri kor oluşturmalarıdır. Bu tür yangınların temel söndürme prensibi soğutma, temel söndürme maddesi sudur.

A sınıfı yangınlarda oluşan kor ısı verir. Bu sınıftaki yangınlara müdahale diğer yangın sınıflarına göre daha kolaydır. Yanan yüzeyin söndürücü madde ile  kaplanması ve oksijenle ilişkisinin kesilmesi yeterli olabilir. Bu sınıf yanıcıların bazılarında (atık pamuk ve kömürde olduğu gibi) içten yanma olabilir. Bu tür yangınların söndürülmesinde en etkili ve en çok kullanılan söndürme maddesi sudur. Bununla birlikte yanıcı maddenin özelliğine göre soğutma etkisi yanında yanan maddenin yüzeyini sararak oksitleyici ortamla ilişkisinin kesilmesinde, ortamda ki oksijen konsantrasyonunun düşürülmesinde ve zincir reaksiyonlarının kırılmasında etkili olan söndürme maddelerde kullanılmaktadır.

 B Sınıfı Yangınlar (Sıvı Madde Yangınları)

Yanıcı sıvı maddelerin oluşturduğu yangınlardır. (mesela; benzin, benzol, makine yağları, laklar, yağlı boyalar, katran vb.) temel özellikleri korsuz ve alevli bir şekilde yanmalarıdır. Bu tür yangınların temel söndürme prensibi boğma, temel söndürme maddesi köpük ve Kuru Kimyevi Tozdur.

C Sınıfı Yangınlar (Gaz Yangınları)

Yanıcı gazların oluşturduğu yangınlardı. (Mesela; LPG, metan, propan, bütan, asetilen, havagazı, doğalgaz ve hidrojen vb.) Temel özellikleri belirli bir limite ulaştıklarında yanmanın patlama şeklinde gerçekleşmesidir (kapalı alanlarda). Temel söndürme prensibi boğma, temel söndürme maddesi Kuru Kimyevi tozdur. Yanıcı madde akışı kesilerek de yangın söndürülebilir.

D Sınıfı Yangınlar (Hafif Metal Yangınları)

Yanabilen hafif metallerin oluşturduğu yangınlardır. (Mesela; alüminyum, magnezyum, titanyum, zirkonyum, lityum, çinko, sodyum, potasyum ve kalsiyum vb.) Temel özellikleri korlu, alevsiz ve yüksek sıcaklıkta yanmalarıdır. Temel söndürme prensibi boğmadır. Su kesinlikle kullanılmamalıdır. Özel D tipi söndürme tozları kullanılır. D tozu bulunamadığında kuru kum ile üzeri örtülerek söndürülür.

E Sınıfı Yangınlar (Elektrik Yangınları)

E sınıfı yangınlar Elektrik tesisatının, trafoların, dağıtım panolarının herhangi bir nedenden (yıldırım, kısa devre, v.b.) tutuşması ile meydana gelen yangınlardır. Elektrik kesilince, diğer sınıf yangınlara dönüşür TSE elektrik yangınlarını ayrı bir yangın sınıfı içinde değerlendirmez ancak bazı yangın söndürücü imal eden firmalar elektrik yangınlarını E sınıfı yangınlar olarak tanımlar ve söndürücü üzerine E harfi koyarak o söndürücünün elektrik yangınlarında da kullanılabileceğini gösterir. Elektrik yangınları C sınıfı yangınlar başlığı altında da incelenebilir. Elektrik yangınlarına elektrik akımı kesilerek müdahale edilmelidir.

 

YANGININ SAFHALARI

 

Başlangıç Safhası: Yangının başlangıç safhasında ısı unsurunun yetersiz olmasından  dolayı yarım yanma meydana gelir ve yoğun duman açığa çıkar.

Denge (Yayılma Safhası): Denge safhasında yanmanın unsurları yeterli olup ideale yakın yanma gözlenir. Genelde tam yanmanın söz konusu olduğu bu aşamada duman azdır, sıcaklık ise hızla yükselir.

Sıcak Tütme (Korlaşma) Safhası: Kapalı hacimde yangının oksijeni tüketmesi ile oluşur. Yangının son safhası olan sıcak tütme safhasında oksijen unsurunun yetersizliğinden dolayı yoğun duman vardır.

Yangının her safhasında ayrı tehlikeler oluşur.

 

YANMA ÜRÜNLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Isı

Yangın başlangıcından itibaren yangın mahallinde sıcaklık çok hızlı bir şekilde  yükselir. Bunun için yangınlarda ilk dakikalar hatta saniyeler çok önemlidir.

Çünkü yangınlarda ilk 5 dakikada sıcaklık hemen 500 °C üzerine çıkmaktadır. Yangın yerinde zamanın fonksiyonu olarak sıcaklığın değişimi şöyle olmaktadır.

Buna göre 1 saat içerisinde ortam sıcaklığı 927 °C dereceye yükselmektedir.  Ancak burada en büyük yükseliş ilk 5 dakikada gerçekleşmektedir. Dolayısıyla yangınlarda ilk 5 dakikanın önemi bundan kaynaklanmaktadır.

Sıcaklığın insan yaşamı üzerinde ki olumsuz etkisi, inkârı mümkün olmayan bir gerçektir. Yüksek sıcaklık insan vücudunda onarılmaz yaralar açar. Derinin yanması ile derinin hemen altında bulunan ter bezleri tahrip olur. Vücutta bulunan toksin maddeler ter bezleri yoluyla dışarı atılamaz ve kan zehirlenmesine neden olur.

 

Yüksek sıcaklık sonucu;

1-  Proteinler pıhtılaşmaya başlar,

2-  Kan basıncının artması ile hayati organlarda iç kanamalar oluşabilir.

3-  Kalbin ritmik temposu bozulur, aşırı su kaybı, solunum sıkışması ve zorluğu meydana gelir. Bunların sonucu ise ölümdür.

 

İnsan vücudu ve solunum sistemleri;

65   °C sıcaklığa sınırlı bir süre,

120  °C sıcaklığa 15 dakika,

143  °C sıcaklığa 5 dakika,

177  °C sıcaklığa 1 dakika dayanabilir.

 

Yangınlarda meydana gelen ölümlerin çoğu duman içerisinde bulunan zehirli gazlardan ve yangın esnasında oluşan yüksek sıcaklıktan (ısı enerjisinin sonucu olarak) meydana gelmektedir. Ani parlama ve patlamalar haricinde direk olarak yanarak hayatını kaybeden cesetlerle nadiren karşılaşılmaktadır. Isı enerjisi yüksek sıcaklık oluşturarak, susuzluk, solunum alanlarında yanma, kalp atışlarında artış meydana getirir.

 

 

Işık (Alev):

Yanma ürünü olan alev İnsan vücudunda 1. 2. ve 3. derecede yanıklara neden olur. İnsanlar ısının ışınımı olan alevin etkisiyle yanabilirler. İnsanların ısıdan etkilenmesi ısıya olan uzaklığına bağlıdır.

1.Derece Yanık: Derinin güneş yanığı gibi yanması, deride kızarıklık biçiminde görülen yanıktır, önemli kabul edilmez.

2.Derece Yanık: Su toplanarak derinin kabarcıklaşması biçiminde meydana gelen yanıktır. Acı verir. Tedavi gerektirir.

3.Derece Yanık: Derinin kömürleşecek derecede kavrulması biçiminde meydana gelen yanıktır.

Isının devamlılık süresi, canlılarda yanıkların, yanıcı maddelerde de yangınların meydana gelmesinde en önemli etkendir.

 

Duman:

Tamamlanmamış bir yanma olayında açığa çıkan karbon ve katran taneciklerinin  havada oluşturduğu bulut kütlesidir. Karbonmonoksit, Karbondioksit, Kükürt ve Azotoksitler ile su buharından oluşur. Duman görüş mesafesini kısaltarak arama-kurtarma çalışmalarını olumsuz yönde etkiler.

  

Yangın Gazları:

Yangın bölgesindeki yanıcı maddelerin farklılığı, birden çok yangın gazının açığa çıkmasına neden olacaktır.

Yangın gazları son derece tehlikeli olduğundan asla solunmamalıdır.

 

ISI TRANSFERİ

 Kimyasal reaksiyon olan yangın, sürekli ısı üretmekte ve zincirleme şekilde bitişikteki maddeleri tutuşma sıcaklığına ulaştırarak büyümekte ve yayılmaktadır. Bu herkes tarafından kolayca anlaşılır. Ayrıca bitişik olmayan yanıcı maddelerde tutuşma sıcaklığına ulaşarak yanmaya başlar.

  İletimle Yolu ile Isı Transferi (Conduction)

  Taşınım Yolu ile Isı Transferi (Convection)

  Işınım Yolu ile Isı Transferi (Radiation)

 

İletimle Yolu ile Isı Transferi (Conduction):

İletim yolu ile Isı Transferi (Conduction)‘nde arada iletken bir madde vardır. Mesela kötü bir iletken olan "beton duvar" yangın bölgesindeki ısıyı diğer bitişik bölgeye iletir. Duvarın öbür tarafındaki duvar kağıdı, duvara yaslanmış dolap, sandalye gibi yanıcı maddeler tutuşma sıcaklığına ulaşır ve yanar. Bu nedenle henüz hiçbir yanma belirtisi olmayan duvara su sıkarak soğutma yapılmalıdır ve yanıcı maddeler derhal bulundukları yerden uzaklaştırılmalıdır Isıl iletken olan metal borular, ısıyı uzak mesafelere ileterek temas ettikleri yanıcı maddelerin sıcaklığını tutuşma sıcaklığına ulaştırarak yanmalarına ve dolayısıyla yangının büyümesine neden olurlar.

 

Taşınım Yolu ile Isı Transferi (Convection)

Taşınım yolu ile Isı Transferi (Convection)‘nde arada gaz yada sıvı akışkan vardır. Mesela; Yangın ürünü olan kızgın duman, baca etkisi ile yükselerek üst katlara ısı aktarmakta ve yangını taşımaktadır. Yangının yayılmasını önlemek için akışkan tahliyesi (ventilasyon) gerekir.

Taşınım yolu ile ısının üst katlara aktarılarak yangının yayılmasını önlemek için bina havalandırmalarının sürekli açık olması gerekir. Bina havalandırması açık olduğunda yanma ürünlerinin (sıcak yanıcı ve zehirli gazlar, duman, ısı) dışarı tahliyesi gerçekleşerek yangının büyümesi önlenmiş olacaktır.

 

Işınım Yolu ile Isı Transferi (Radiation)

Işınım yolu ile Isı Transferi (Radiation)‘nde arada iletken veya akışkan bir madde olmadığı halde güneş örneğinde olduğu gibi ısı ışın olarak yayılmakta ve karşısındaki maddeyi tutuşma sıcaklığına yükseltmektedir. Rüzgar ters yönden esse dahi yangın, ışınımla etrafa ısı aktarır.

Yangının büyümesini önlemek için etraftaki yapıları ve diğer yanıcı maddeleri su ile soğutmak gerekir. Soğutma işlemi yapılmadığı takdirde ısının ışınım yolu ile transferi sonucu kısa süre içerisinde etraftaki yanıcı maddelerin sıcaklığı tutuşma sıcaklığına ulaşarak yanmaya başlayacaklardır.

 

YANGIN YERİNDEKİ TEHLİKELER:

Yangın yerinde canlıları ve itfaiyecileri tehdit eden tehlikeler oluşur.

Bu tehlikeleri dokuz başlık altında inceleyebiliriz;

1- Yangının büyüme hızı tehlikesi

2- Yüksek sıcaklık tehlikesi

3- Yangın Bileşenlerinin Yangının Yayılmasına Etkileri

4- Yangın safhalarındaki tehlikeler

5- Zehirli gazlar tehlikesi

6- Patlama tehlikesi

7- Çökme tehlikesi

8- Elektrik tehlikesi

9- Kimyasal tehlike

 

1- Yangının Büyüme Hızı Tehlikesi:

Yangın geometrik olarak hızla büyür. Başlangıcında bir bardak su ile söndürülebilecek bir yangın, ikinci dakikada bir kova su, üçüncü dakikada ise bir fıçı su ile ancak söndürülebilir. Buna karşılık müdahaleci çok hızlı olmak zorundadır. Çünkü geçen her saniye yangının büyümesine ve söndürülmesinin gecikmesine neden olacaktır.

Yangın için alınan bütün güvenlik önlemleri sürekli kontrol edilmeli ve kullanıma hazır tutulmalıdır. Yangın çıkışları ve merdivenleri her zaman açık olmalıdır. Hortumlar takılı ve kullanıma hazır, sulu sistemde her an basınçlı suyu mevcut ve bakımlı olmalıdır. Yangın söndürme tüpleri dirsek hizasına ve kaçış yolları üzerine, kolayca ulaşılabilecek şekilde asılmalı, arabalarda hemen torpido altına takılmalıdır. Yangın yerinde saniyelerle yarışıldığı hiçbir zaman unutulmamalıdır.

 

2- Yüksek Sıcaklık Tehlikesi:

Yangın yerinde sıcaklık hızla yükselir. Sıcaklık ilk 5 dakikada 555 oC’ ye yükselir, 10 dakika sonra 660 oC‘ ye, 15 dakika sonra 720 oC‘ye, 30 dakika sonra 820 oC’ye, bir saat sonra ise 927 oC’ye yükselmektedir. Görüldüğü gibi en büyük sıcaklık artışı ilk beş dakikada olmaktadır. Bunun için yangınlara başlangıç safhasında müdahale çok önemlidir.

 

3- Yangın Bileşenlerinin Yangının Yayılmasına Etkileri      

 

Yangın bileşenleri olan Yanıcı Maddenin cinsi, miktarı ve dağılımı, Oksijen oranı, hava büyüklüğü, rüzgarın olup olmayışı ve Isı transferi gibi faktörler yangının yayılmasına etki etmektedir.

 

 

Yanıcı Madde; 

Yanıcı maddenin cinsine bağlı olarak; Alevlenme Kabiliyeti, Tutuşma Sıcaklığı, Nem Oranı, Yüzey Kütle Oranı, Isıl Değeri gibi karakteristik özellikleri yangının büyümesini ve yayılmasını etkileyen faktörlerdir.

Oksijen veya Hava;

Beşte biri oksijen olan hava, yangının büyümesini ve yayılmasını etkileyen en önemli faktördür.

Yangın yerindeki Hava Büyüklüğü, Tabii Rüzgâr ve Şiddetli Rüzgâr varlığı, Oksijen Üreten Kimyasal Reaksiyonların olması, Yanıcı Madde-Oksijen Oranı gibi faktörler yangının büyümesine ve yayılmasına etkendir.

Oksijenin oranı yükseldikçe yanma hızı ve ısısı artar. Birine normal hava diğerine saf oksijen verilen iki odun yığını karşılaştırılırsa yanma hızının ve yanma ısısının değiştiğini görebiliriz. Yangının yayılmasında yangının meydana geldiği yerin büyüklüğü de önem taşır. Yer büyüdükçe oksijen oranı da artar. Büyük odalarda (bodrum yangını-tiyatroda sahne yangını gibi) yangın daha çabuk yayılır.

 

Isı Transferi:

Isı transferi de yangının büyümesine ve yayılmasına önemli ölçüde etki eden faktördür.

 

4- Yangın safhalarındaki tehlikeler:

Yangının her safhasında ayrı ayrı tehlikeler meydana gelmektedir.

Başlangıç Safhası: Başlangıç safhasındaki tehlike Alev Dili (Flame-over) Tehlikesidir. Başlangıç safhasında ısı yetersiz olduğundan dolayı yarım yanma olur, tam yanma gerçekleşmez. Yarım yanmış gazlar sıcak olduklarından dolayı yükselip yangın bölgesinde dolaşırlarken, uygun oksijen + sıcaklık oranını buldukları yerde kısa süreli olarak alev dili (yuvarlanma) şeklinde yanarlar (Flame-over). Başlangıç safhasında yangına müdahale ederken eğilerek, hatta çömelerek çalışılması gerekir. Bu çalışma yöntemi (zemine yakın çalışma) sizi alev dilinden, ısınan hava yukarı doğru hareket ettiğinden yüksek sıcaklıktan ve havadan hafif gazların solunmasından koruyacaktır.

Denge (Yayılma) Safhası: Denge safhasındaki tehlike bütün eşyaların birden yanması (Flash-over) tehlikesidir. Denge safhasında ısı yeterli, oksijen yeterli, duman az ve hemen hemen tam yanma gerçekleşmektedir. Yükselen sıcak hava konveksiyonla odada dolaşarak bütün yanıcı maddeleri tutuşma sıcaklığına yükseltir ve bir anda tüm eşyalar (yanıcı maddeler) tutuşur.

Sıcak Tütme (Korlaşma) Safhası: Sıcak tütme safhasındaki tehlike yangın patlaması (Backdraft) tehlikesidir. Bu safhada Isı yüksek, İlerleyen yangın oksijen oranını azalttığından yanma, yarım yanma yani sıcak tütme şeklinde gerçekleşir. Yarım yanmış gazlar, basınçlı bir şekilde odayı doldurur. Kapı ve pencere açıldığında içeri oksijen girer ve sıcak gazların ani yanması sonucu patlama gerçekleşir (Backdraft).

4- Zehirli Gazların Oluşturduğu Tehlike: Yangın yerinde meydana gelen ölüm olaylarının çoğu zehirli gazlar sebebiyle olmaktadır. Zehirlenme çoğunlukla solunum, nadiren de deri yoluyla olur.

 

Yangın gazları:

Karbonmonoksit (CO): Karbonmonoksit renksiz, kokusuz ve toksit bir gazdır. Kimyasal boğucu bir etkisi vardır. Ağız içi ve solunum yolları gibi yumuşak dokulardan doğrudan doğruya kana geçebilir. Atmosferde kalma süresi 2-4 aydır. Karbonmonoksit, dokulara oksijen naklini önler. Dolayısı ile dokular yeteri kadar oksijen alamayınca kişi oksijen yetersizliği sonucu ölür. Zehirlenmeye yol açan CO miktarının bilinmesi zorunludur. Bu miktar havadaki CO'nun yoğunluğuna, kişinin solunum süresine ve adale faaliyetlerine göre değişir. Buna göre % 0.7 CO miktarındaki havada dinlenme halinde bulunan bir kişi 5 saatte, yürüyen bir kişi 2.5 saatte, çalışan bir kişi ise 40 dakikada hayatını kaybeder.

Kükürtdioksit (SO2): Yanmaz, zehirli ve tahriş edici bir gazdır. Yoğunluğu 2.364' tür. Kuvvetli sülfür kokusu vardır. Solunmamalıdır. Bronşitlerden başlayıp akciğerlere yayılan iltihaplanmaya ve çabuk ölüme neden olabilir.

Kükürtlü Hidrojen (H2S): Son derece zehirli bir gazdır. Havadan daha ağırdır. Karakteristik tanınması çürük yumurta kokusu iledir. Konsantrasyonu 0.04-0.07 iken baş ağrısı, solunum rahatsızlıkları ile konsantrasyonlarda merkezi sinir sistemini etkileyerek felce neden olur.

Amonyak (NH3): Yanıcı, Renksiz, çok keskin kokulu, zehirli, havadan hafif ve yoğunluğu 0.9597 olan gazdır. % 15 - 26 oranında havada yanar. 0.25-0.65 konsantrasyonlarında yarım saatte öldürücü olabilir. Gaz, burun ve boğaz da tahriş yapar. Suya eğilimi fazla olduğundan amonyak buharları su spreyi ile atmosferden emilir.

Hidrojen Siyanür (HCN): Çok zehirli yanabilen gazdır. Badem kokulu ve havadan hafiftir. Yoğunluğu 0.697'dir. Yanma oranı havada %5 ile 40 dır. % 0.3 konsantrasyonu öldürücüdür.

Akralin (Akrilik Aldehit) (C3H4O): Petrol ürünlerinin yanması sırasında çıkan zehirli gazdır. Havadan ağırdır. Yoğunluğu 1.9 dur. Yanma sınırı havada % 2.8 -31 'dir.

 

Yanıcı maddlerin çeşitlerine göre açığa çıkan zehirli yangın gazları:

Ahşap, Kağıt Ve Pamuk Yangınlarında;

a) Karbonmonoksit (CO): Tehlike sınırı 50 ppm veya 55 mg/m3, yüksek derecede zehirli.

b) Formaldehit CH2O: Tehlike sınırı 2 ppm veya 3mg/m3

c) Formik Asit HCOOH: Tehlike sınırı 5 ppm veya 20 mg/m3 son derece zehirli

d) Metilalkol CH3OH: Tehlike sınırı 20 ppm veya 260 mg/m3

e) Asetik asit CH3COOH: Tehlike sınırı 10 ppm veya 25 mg/m3

Plastik Yangınlarında;

a) Karbonmonoksit CO: Yukarıda ifade edildi.

b) Hidroklorik asit HCI: Tehlike sınırı 5 ppm veya 7 mg/m3

c) Hidrojensiyanür HCN:Tehlike sınırı 10ppm veya 7mg/m3 son derece zehirli.)

d) Azotoksitler N2O veya NO2: Tehlike sınırı 5 ppm veya 9 mg/m3 son derece zehirli.

Kauçuk Yangınlarında;

a) Karbonmonoksit CO: Yukarıda ifade edildi.

b) Kükürtdioksit SO2: Tehlike sınırı 5 ppm veya 13 mg/m3 son derece zehirli.

c) Kükürtlü Hidrojen H2S : Tehlike sınırı 10 ppm veya 15 mg/m3 son derece zehirli.

İpek Yangınlarında;

a) Amonyak: NH3: Tehlike sınırı 25 ppm veya 18 mg/m3

b) Hidrojen siyanür HCN: Tehlike sınırı 10 ppm veya 18 mg/m3  Karbonmonoksitten 10 defa daha zehirlidir.

Yün Yangınlarında;

a) Karbonmonoksit:

b) Kükürtlü hidrojen: Tehlike sınırı 10 ppm veya 15 mg/m3 son derece zehirli.

c) Kükürtdioksit: Tehlike sınırı 5 ppm veya 13 mg/m3  son derece zehirli.

d)  Hidrojensiyanür HCN: Zehirli gazları tesirlerine göre üç gruba ayırabiliriz;

 

1. Grup Zehirli Gazlar; Bu gruptaki gazlar zehirli değildir fakat bulundukları ortamdan oksijeni iterek boğulmalara neden olurlar.

Oksijen oranı % 16’nın altındaki hava, insan vücudu için yetersizdir. Oksijenin dışındaki bütün gazlar bu açıdan zehirli kabul edilir.

Bu gruba giren gazlar: Su Buharı, Azot, Asal Gazlar (Helyum, Neon, Argon, Kripton, Xenon), Hidrojen, Metan, Etan, Propan v.b.

2. Grup Zehirli Gazlar; Solunum yollarına, göz ve deriye zarar verirler.

Bunlar asidik ve bazik gazlardır; Hidroklorik Asit (HCl), Nitrik Asit (HNO3), Formik Asit (HCOOH), Asetik Asit (CH3COOH), Propiyonik Asit (CH3CH2COOH), Klor (Cl2), Kızgın hava, Amonyak (NH3), Aminler (R-NH2), Hidrazin (H2N-NH2), Azotdioksit (NO2), Azot Monoksit (N2O), Kükürtdioksit (SO2) v.b.

2. grup zehirli gazların bulunduğu yangın yerlerine de hava tüplü solunum cihazları ile girilmelidir.

3.Grup Zehirli Gazlar; Kana, sinir sistemine ve hücrelere tesir ederler.

Bu gruba giren gazlar; Karbon Monoksit (CO): Hemen her yangında ortaya çıkar. Kan zehiridir. Akciğerlerden hücrelere oksijen taşıyan hemoglobinle birleşerek karboksi hemoglobin kompleksini oluşturur, dolayısıyla kandaki oksijen taşıyıcı yok edilmiş olur. Hidrojen Siyanür (HCN) benzer şekilde kompleks yapmaktadır. Kükürt Karbonat (CS2) ve Hidrojen Sülfür (H2S) sinir zehiridirler. Merkezi sinir sistemini tahrip edip ölüme neden olurlar.

3.grup zehirli gazların bulunduğu yangın yerlerinde de yine hava tüplü solunum cihazları kullanılmalıdır.

 

6- Patlama Tehlikesi:

Yangın yerindeki en büyük tehlikelerden biri de patlama tehlikesidir.

1- Fiziksel Patlama; Yangın yerinde içinde yanıcı gaz olsun olmasın bütün basınçlı kaplar fiziksel patlama tehlikesi oluştururlar. Yangın söndürme tüpleri, deodorantlar, düdüklü tencere, LPG tüpleri içlerindeki gazın artan sıcaklıkla genleşmesi sonucu, çeperlerin taşıyabileceği basıncı aştığında en zayıf yerinden, genellikle ısındığı taraftan patlar.

2- Kimyasal Patlama;

   a- Patlayıcı Maddelerin patlaması; Yangın yerinde patlayıcı maddeler olabilir. Isı ve ateşin ulaşması sonucu patlama meydana gelir.

   b- Oda patlaması; Yanıcı gazların alt ve üst patlama sınırları vardır. Kapalı hacimde var olan veya açığa çıkan yanıcı gazların konsantrasyonu bu patlama sınırları arasına ulaşırsa en ufak bir kıvılcımla bile oda patlaması meydana gelir.

 

YANICI GAZ ADI

ALT VE ÜST PATLAMA SINIRLARI

[%HACİM]  LEL - UEL

LPG

   2,3  -  9,6

DOĞALGAZ

5  -  15

HAVAGAZI

4  -  40

HİDROJEN

  4  -  75,6

ASETİLEN

  1,5  -  82

KARBON MONOKSİT

12,5  -  74

KÜKÜRT KARBONAT

1  -  60

 

  c- Yangın patlaması; oda içindeki yarım yanmış, basınçlı ve yüksek sıcaklıktaki gazların odaya oksijen girmesi sonucu patlaması. (Backdraft).

 

7- Çökme Tehlikesi:

Yangın yerinde çökme tehlikesi ile sık karşılaşılır. Çökmeyi kullanılan malzeme ve yapı cinsi önemli ölçüde belirler. Yapı malzemeleri olarak; ağaç, döküm, çelik, taş ve tuğlayı inceleyebiliriz.

Ağaç; Esnekliği, çekme mukavemeti, ısıl yalıtkanlığı ve yüksek basınç dayanıklılığı nedeniyle avantajlıdır. Ayrıca çökme öncesinde ses çıkarması (çatırdaması) müdahaleciler için uyarı niteliği taşır. Yalnız yanıcı olması nedeniyle taşıma gücünü tehlikeli ve hızlı bir şekilde kaybeder. Özellikle çatılarda, bağlantı noktalarında yanma olursa çökme oluşur.

Döküm; 4OO °C sıcaklıktan sonra döküm çeliğe nazaran daha az taşıma gücünü kaybetmeye başlar.

11OO °C sıcaklıkta ise herhangi bir dış değişiklik göstermeden taşıma gücü tamamen ve ani bir şekilde kaybolur. Bu olay ısınmış yapı malzemelerinin ani soğumasına neden olabilecek şekilde su sıkılması durumunda daha düşük derecelerde de gerçekleşir.

Çelik; Yüksek ısı iletimine sahiptir. Isınma durumunda gerilme sınırını çok kolay aşabilir. Gerilme sınırı aşıldığında gerilme esnekliği kaybolur. Ve kalıcı şekil değişmeler meydana gelir. Çok zayıf olan ve basınç altında bulunan yapı kısımları yüksek sıcaklıklarda ortadan katlanır. Basınç altındaki parçalar ise uzar ve birleşim noktalarında değişiklikler meydana getirir. Bu durumda bütün konstrüksiyonu ve çevirme duvarlarını yıkabilecek güçte kuvvet meydana gelir. Çelik, sıcaklık yükseldikçe direncini ve taşıyıcılığını kaybeder.

Taş; Yangın durumunda çok olumsuz davranır. Tabii taşlar serttir. Yüksek basınç mukavemetine sahiptir. Isı iletme oranları çok düşüktür. Isınan taşların içinde bulunan Kuvars (SiO2) kristalleri diğer parçalar gibi genleşemediği için özellikle ani soğumalarda maddenin değişikliğine yol açar. Granit soğutma suyu ile karşılaştığında cam gibi çatlar.

Tuğla ve Briket; Bu malzemeler imal edilirken yüksek sıcaklık altında pişirildiklerinden ısıya karşı mukavemetlidirler. Bu suni taşlar ateşe dayanıklı yapı malzemeleri olarak kulanım alanları bulur.

Dört türlü yapı şekli vardır. 1-Ahşap yapılar, 2-Bağdadi yapılar, 3-Kagir yapılar (Yığma), 4-Ateşe dayanıklı, betonarme yapılar.

1- Bazı tarihi binalar, kulübe ve yazlıklar ahşap yapı türünün kullanıldığı yapılardır ve özellikle tek katlı olarak yapılanlar için çökme tehlikesi çok azdır.

2- Bağdadi yapı şekli aslen ahşap olup duvarları ve bazı aksamı sıvalarla takviye edilmiştir. Şehirlerde ve taşralarda üç ile dört kat yüksekliğinde sık sık rastlanır. Çökme tehlikesi çok yüksektir.

3- Bu yapıların özellikleri; duvarlarının ateşe dayanıklı tuğladan; yer, tavan, merdiven ve çatısının ağaçtan yapılmış olmasıdır. Çökme tehlikesi çok fazladır.

4- Betonarme binalarda duvarlar tuğla veya betondan, tavanlar ise çelik veya betondan yapılmıştır. Bazı binalarda çatılar da çelik veya çelik beton konstrüksiyondan yapılmıştır. Bu binaların merdivenleri de kaçma ve müdahale yolu olarak ateşe dayanıklıdırlar.

Çökmenin birinci sebebi, yüksek sıcaklıktan dolayı yapı malzemelerinin taşıma gücünün zayıflamasıdır; Ahşap binalarda; direk, bağlantı ve kirişlerin yanması sonucu, betonarme binalarda kolan ve kirişlerdeki demirin yumuşaması ve taşıyıcı özelliğini kaybetmesi, betonun 500°C sıcaklıktan sonra tozlaşması ve ayrışması ile çökme oluşur.

Çökmenin diğer sebebi ise çeşitli nedenlerle oluşan basınç ve kuvvetlerdir; Taşların iç gerginlik sonucu çatlaması, Isıdan dolayı oda hacminin genişlemesi, uzama ve gerilme, patlamadan dolayı gelen yüksek basınç, uzun süre sıkılan söndürme suyunun oluşturduğu fazla ağırlık ve su emici maddelerin şişerek oluşturduğu kuvvetlerle yan duvarların yıkılması sonucu çökmeler meydana gelir.

 

8- Elektrik Tehlikesi:

Yangın yerindeki elektrik kaçağı müdahaleciyi tehdit eden en büyük tehlikelerdendir. Müdahalecinin temel söndürme maddesi sudur ve su da elektriği iletir. Dolayısıyla su sıkarken çarpılma tehlikesi vardır. Elektrik kurumu tarafından aksi belirtilmedikçe tüm teller ve metal kısımlar elektrikli olarak kabul edilmelidir.

Yangın yerinde önce elektrik şalteri indirilerek veya sigorta sökülerek, elektrik kesilmelidir.

 

Tehlike Sınıflandırması;

0  - 65 volt

Tehlikesizdir. İnsan vücudu bu gerilime dayanabilir.

66  - 1000 volt 

Tehlikeli Alçak Gerilim

1001 volt ve üzeri

Tehlikeli Yüksek Gerilim

 

Müdahalede Mesafesi;

Müdahale Maddesi 

Alçak Gerilim İçin (metre)

Yüksek Gerilim İçin (metre)

CO2 

1

5

KKT 

1

5

 

Elektrik tehlikesi tehdidi altındaki yangın yerlerinde kuru elbise ve yalıtkan eldiven ile çalışılmalıdır. Kazazedeye dokunmak hatta yaklaşmak bile tehlikeli olabilir. Önce elektrik kesilmeli, kesilemiyorsa kuru odun, kuru elbise gibi tamponlar aracılığıyla kazazede elektrikli kısımdan uzaklaştırılmalıdır.

   

9- Kimyasal Tehlike:

Yangın yerinde tehlikeli kimyasal maddeler bulunabilir. Tehlikeli kimyasal maddelerin çoğunluğunu tahriş edici kimyasallar oluşturur.

 

Su İle Reaksiyona Girerek Yanıcı Gaz Üreten Maddeler;

    Sodyum, Potasyum, Kalsiyum metalleri, bu metallerin peroksitleri ve karpit gibi maddeler su ile temas ettiklerinde Hidrojen gazı oluştururlar. Yanma patlama şeklinde olur. Bu nedenle yangında bu maddelere kesinlikle su sıkılmamalıdır. Bu maddeler tamamen havasız ortamda saklanmalıdır.

 

Zehirleyici Kimyasal Maddeler;

Kurşun tozu (Pb), Cıva (Hg) ve Fosfor (P) açık yaralardan ve mide bağırsak yolu ile insan vücuduna girip zehirleyebilirler. PVC yandığı zaman Hidroklorik Asit (HCl) çıkarır. Hidrojen Siyanür (HCN), Metil Bromür (CH3Br, [Halon 1001]) ve Karbon Tetraklorür (CCl4, [Halon 104]) deri yolu ile vücuda girebilen zehirli maddelerdir.

 

 Radyoaktif Maddeler;

Atomların parçalanması esnasında çekirdeklerinden çeşitli ışınlar yayılır. Bu ışınlar alfa (a), beta (b) ve gama (g) diye adlandırılmıştır. Alfa ve beta ışınları yüklü partiküllerdir. Gama ışınları ise röntgen ışınlarına benzeyen kısa dalgalı ve giriş (yarma, nüfuz) gücü yüksek ve uzun menzilli elektromanyetik dalgalardır.

 

Alfa, beta ve gama ışınlarına iyonize ışınlar denir. Bu ışınlar insan vücudundan geçerlerken atom ve moleküllerdeki elektronları yerinden koparmak suretiyle iyonize ettikleri için ışın hastalıklarına yol açar. Işın hastalıkları akut ve kronik diye ikiye ayrılır. Akut olarak; kusma, ishal, ağız ve gırtlak iltihabı, burun kanaması ve ateşlenme ortaya çıkar. Kronik hastalıklar olarak kısırlık, kanser, karaciğer hastalıkları, kanda değişme ve erken yaşlanma sayılabilir.  Ayrıca ırsi (genetik) tesirleri olup, sakat doğumlara yol açtığı için müdahale eden itfaiyecilerin 45 yaşın üzerinde olmasına ve kısa sürelerle nöbetleşe çalışılmasına dikkat edilir.

Alfa ışınları ancak deriyle direkt temas halinde tehlike oluşturur. Beta ışınları çok yakın mesafede tesir edebilir. Ancak gama ışınları uzak mesafelere de tesir eder. Etkilenmeyi ve korunmayı,

1- Uzaklık,

2- Zaman

3- Zırh faktörleri belirlemektedir.

 

Alfa, beta ve gama ışınları ile karşılaşma ihtimali varsa uzaktan müdahale en iyi korunma tedbiridir. Ancak insan hayatı söz konusu ise veya önemli bir tehlikeyi ortadan kaldırmak için kısa süreli müdahale düşünülebilir. Alfa ve beta ışınlarına karşı korunmak kolaydır. Ancak bu ışınları yayan kaynakların yani radyoaktif maddelerin teneffüs edilmemeleri gerekir. Normal elbise bile alfa ışınları için iyi, beta